Kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği yalnızca üretim kapasitesiyle değil, gelir sürekliliği ile ölçülmelidir. Bu nedenle teklif edilen modelde, kadın kooperatiflerinde aktif üretime katılan kadınlar için asgari gelir tamamlama desteği ve SGK destek mekanizması birlikte ele alınmalıdır.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre yalnızca “Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” statüsünde yaklaşık 295 aktif kooperatif ve bu yapılarda yaklaşık 3.000 kadın ortak bulunduğu belirtilmektedir. Bu ölçek üzerinden yapılacak modelleme, kamu maliyesi açısından yönetilebilir, sosyal etki açısından ise yüksek çarpan etkisine sahip bir destekleme alanı ortaya koymaktadır.

2026 yılı net asgari ücret seviyesi esas alındığında, 3.000 kadının üretimde kalmasını sağlayacak yıllık net gelir karşılığı yaklaşık 1,01 milyar TL düzeyindedir. SGK ve işveren maliyeti dahil tam destek paketi kurgulandığında yıllık toplam ihtiyaç yaklaşık 1,45 milyar TL seviyesine çıkmaktadır. Bu tutar, 2026 yılı için öngörülen yaklaşık 167,6 milyar TL tarımsal destekleme bütçesinin net gelir modeliyle yaklaşık %0,60’ına, SGK dahil tam paketle yaklaşık %0,86’sına karşılık gelmektedir.

Bu oran, kamu bütçesi açısından sınırlı, ancak kırsal üretim, kadın istihdamı, kooperatifleşme, yerel kalkınma ve göç baskısının azaltılması açısından stratejik değeri yüksek bir müdahale alanı oluşturmaktadır.

Modelin temel mantığı doğrudan maaş dağıtımı değildir. Esas hedef, kadın kooperatiflerine pazar garantisi, kamu alım kotası, dijital satış kanalı, ürün standardizasyonu, lojistik desteği ve gelir tamamlama mekanizması sağlayarak kadınların kendi üretim gelirleriyle asgari gelir seviyesine ulaşmasını sağlamaktır. Kamu desteği burada üretimin yerine geçen bir ödeme değil, üretimi pazara bağlayan ve eksik kalan gelir farkını tamamlayan geçiş dönemi dengeleme aracı olarak kurgulanmalıdır.

Bu sistemde her kadın üretici için hedef gelir eşiği net asgari ücret düzeyi olarak belirlenir. Kadının kooperatif üzerinden elde ettiği aylık satış geliri bu eşiğin altında kalırsa, kamu tarafından yalnızca aradaki fark desteklenir. Böylece destek, pasif gelir transferine dönüşmez, doğrudan üretime, satışa, kooperatif performansına ve kayıtlı ekonomiye bağlanır.

SGK desteği ise modelin en kritik sosyal güvenlik ayağıdır. Kadın üreticinin yalnızca bugünkü emeği değil, gelecekteki sosyal güvencesi de korunmalıdır. Bu nedenle kadın kooperatiflerinde aktif üretime katılan ortaklar için belirli süreyle SGK prim desteği sağlanmalı, bu destek üretim, satış ve kooperatif faaliyet devamlılığı şartına bağlanmalıdır.

Bu model hayata geçirildiğinde, yaklaşık 3.000 kadın yalnızca destek alan kişi olarak değil, kırsalda üretimi temsil eden rol model üreticiler olarak konumlanacaktır. Her kadın üretici kendi hanesinde gelir sürekliliği oluşturacak, kooperatifine üretim disiplini kazandıracak, yerel ürünlerin pazara çıkmasına katkı sağlayacak ve kırsalda kalmanın mümkün olduğunu gösteren canlı bir örnek olacaktır.

Bu nedenle teklif edilen destekleme modeli, tarımsal destek bütçesi içinde küçük bir payla büyük bir sosyal, ekonomik ve stratejik etki üretme potansiyeline sahiptir. Kadın üreticiyi üretimde tutmak, yalnızca bir sosyal destek politikası değil, kırsal nüfusu, yerel üretimi, aile ekonomisini ve gıda arz güvenliğini birlikte koruyan yüksek değerli bir kamu yatırımıdır.