TARIMKON, tarım, gıda ve tarıma dayalı yan sanayide üreticiden işletmeye, kooperatiften yatırımcıya uzanan ekosistemi tek çatı altında buluşturan, pazara erişimi güçlendiren ve üretimi pazarın talebine göre planlayan ulusal-uluslararası bir konfederasyondur. Türkiye genelinde 81 il ve 640 ilçeye uzanan teşkilat ağı, çok katmanlı kurumsal yapısı ve 65 ülkede temsilcilik, 14 ülkede pazarlama ofisi, 6 ülkede showroom ve depo gücüyle; üyelerine pazar istihbaratı, ihracat ve dış ticaret koordinasyonu, eğitim, proje geliştirme, örgütlenme ve ticaretleştirme desteği sağlar. TARIMKON, “ÖNCE PAZAR, SONRA ÜRETİM” modeliyle sahayı organize eder, kalite ve standardı yükseltir, ürünü doğru alıcıyla buluşturur, sonuçları ölçerek sistemi sürekli iyileştirir. İnsan hakları, cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir tarım ilkeleriyle çalışır, gençliği ve kadın emeğini destekler. TARIMKON, üreticinin emeğini ölçeklenebilir bir pazar gücüne dönüştürerek, yerelden küresele uzanan tedarik ve ticaret ağlarında kalıcı rekabet avantajı oluşturan bir dönüşüm platformudur.
TARIM SAVUNUCULUĞU NEDİR Tarım Savunuculuğu, tarım ve gıda sistemine dair sahadan gelen doğrulanmış gözlem, veri ve çözüm önerilerini tek bir kurumsal dilde birleştirerek, kamuoyu, üretici, tüketici, özel sektör ve karar vericiler arasında yapıcı, şeffaf ve ölçülebilir bir geri bildirim mekanizması kuran toplumsal bir kapasitedir. Bu yaklaşım, tepkiden beslenen bir tartışma alanı değil, sistemin daha sağlıklı…
Sahaya dayalı veri, kanıt ve çözüm üretmeyen söylem, iyi niyetle bile olsa tarımın geleceğini zayıflatır, bu yüzden Tarım Savunucuları yetiştirmeliyiz. Tarımın gerçeklerini bilmeden, tarımla doğrudan bağı olmayan ortamlarda, toplantı salonlarında, sosyal medyada, kahvelerde, “tarım bitti”, “tarımdan para kazanılmaz” gibi genellemelerle konuşmak, çoğu zaman iyi niyet taşır. İnsanların yaşadığı zorlukları görür, duyduğu kaygıyı dile getirir. Ancak Tarım Savunuculuğu perspektifiyle şunu net söylemek gerekir. Kanıtsız…
TARIMSAL STRATEJİ VE POLİTİKA ÜRETİM MERKEZİ, tarım, gıda, çevre ve kırsal kalkınma ekseninde strateji ve politika tasarlayan, bu politikaları sahada pilotlayan, sonuçlarını ölçen, etkiyi ölçekleyen ve uygulama sürecini izleme, denetim ve takip mekanizmalarıyla yöneten bütünleşik bir politika üretim hattı olarak kuruldu. Merkez, klasik anlamda yalnızca rapor yayımlayan bir “düşünce kuruluşu” yaklaşımının ötesine geçerek, karar vericinin…
Sahada ölç, kayda al, iyileştir yaklaşımıyla üreticiyle birlikte uygulanabilir hassas tarım adımları güçlendiriliyor. Anadolu Çiftçi Meclisi ve Tarım Savunuculuğu Genel Sekreterliği çatısı altında yürütülen Daha Yeşil Yarınlar için Sürdürülebilir Hassas Tarım Savunuculuğu Projesi kapsamında, İzmir’de çiftçilerle saha ziyaretleri ve hassas tarım bilgilendirmeleri devam ediyor. Program, Tarım Savunuculuğu Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Sayın Derya Balaban koordinasyonunda sahada yürütülüyor. İzmir’de gerçekleştirilen…
Sayın GÜNCÜ, Genel Sekreter Vekili olarak göreve başladığı tarihten itibaren Tarım Savunuculuğu’nun kurumsal kapasitesini güçlendirmek, sahadan gelen doğrulanabilir veri ve gözlemleri tek bir sistematiğe bağlamak, paydaşlar arası koordinasyonu artırmak, ulusal ve uluslararası düzeyde temsil ve iş birliği zeminlerini geliştirmekle yetkilidir. Bu görev kapsamında kamu kurumları, yerel yönetimler, tarım danışmanları, üretici örgütleri, kooperatifler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplumla yürütülecek temaslarda yapıcı diyalog, şeffaflık ve ölçülebilir sonuç yaklaşımı…
Yerleşik hayatla kurulan üretim düzeni, devletin ilk kurumsal mimarisini inşa etmiştir. İnsanlık tarihinin en kritik eşiği, avcı toplayıcı yaşamdan yerleşik üretime geçiştir. Bu dönüşüm yalnızca bir ekonomik değişim değildir, toprağa bağlı bir medeniyet düzeninin kurulmasıdır. Avcı toplayıcı toplumlarda hayat küçük ölçekliydi, hareketliydi, ihtiyaç kadar üretir, doğanın ritmine uyumla yaşanırdı. Bu yapıda merkezi otorite kalıcı ve…
Tarımsal destek bütçesi yalnızca bugünü ayakta tutmamalı, geleceğin üretim kapasitesini de inşa etmelidir. Türkiye’de tarımsal destekler uzun yıllardır üreticiyi ayakta tutan önemli bir güvenlik tamponu görevi görmektedir. Ancak mevcut destek mimarisi, sistemi dönüştüren kalıcı kapasiteyi yeterince büyütemediğinde, her yıl yeniden daha büyük telafi ihtiyacı üretmektedir. Desteklerin önemli bölümü mevcut kaybı kapatmaya yönelirken, verimlilik, teknoloji, iklim…
Kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği yalnızca üretim kapasitesiyle değil, gelir sürekliliği ile ölçülmelidir. Bu nedenle teklif edilen modelde, kadın kooperatiflerinde aktif üretime katılan kadınlar için asgari gelir tamamlama desteği ve SGK destek mekanizması birlikte ele alınmalıdır. Ticaret Bakanlığı verilerine göre yalnızca “Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” statüsünde yaklaşık 295 aktif kooperatif ve bu yapılarda yaklaşık 3.000…
Verim kaybına değil, gelir kaybına odaklanan otomatik tetiklemeli tarımsal koruma modeli İklim riski artık yalnızca üretim miktarını değil, çiftçinin üretimde kalma kapasitesini, kırsalın ekonomik dayanıklılığını ve gıda piyasalarının istikrarını doğrudan tehdit etmektedir. Kuraklık, don, sel, dolu, aşırı sıcaklık ve düzensiz yağış rejimleri tarlada yalnızca verim kaybı oluşturmaz. Aynı anda çiftçinin gelirini, ürün kalitesini, satış zamanını,…
Çiftçinin maliyetini koruyan, pazarda fiyat baskısını azaltan politika reform modeli Türkiye’de tarımsal üretim yalnızca tarlada verilen emekle değil, sezon boyunca taşınan maliyet baskısıyla da şekillenmektedir. Çiftçi çoğu zaman ekim döneminde tohumu, gübreyi, mazotu, ilacı, sulamayı ve işçiliği bugünün fiyatlarıyla planlamakta, ancak hasada kadar geçen sürede oluşan girdi enflasyonu ve finansman maliyeti artışı karşısında yalnız kalmaktadır.…